|
| |

KİM TUTABİLİR MİLLİLERİ ARTIK ?
Milli takımımız son Norveç galibiyetiyle, Avrupa şampiyonasına katılma sürecinde çok önemli bir virajı geçti. Millilerimizin artık bu saatten sonra son maçı riske sokup telafisi mümkün olmayan bir geri dönüşe düşeceğini aklımızdan bile geçirmek istemiyoruz.
Ben bu yazımda bir spor yazarı gibi maç kritiği yaparak teknik konulara girmek niyetinde değilim. Ancak bu maça ve sonucuna bir başka açıdan bakmak istiyorum:
Her şeyden önce bu maçtan elde edilen zafer, tam da şu günlerde ihtiyacımız olan milli birlik ve beraberlik hislerimize farklı bir boyut kazandırmıştır. O yüzden bu gençleri ve teknik ekibi ayrıca tebrik etmek gerekir.
Sporun kitleler üzerindeki moral-motivasyon etkisi ve gücü bir kez daha ispatlanmış; Türk insanı adete tek yürek bu maçın sonucuna kilitlenerek çoktandır aradığı mutlu bir sonla coşmuştur.
Doğusuyla-batısıyla, kuzeyiyle- güneyiyle; hangi inançtan, hangi düşünceden olursa olsun, insanların kalbi Milli heyecanla çarpmış, âdeta bu gençler için dua sağanağı oluşturmuşlardır.
Yine şu gerçek de bir kez daha görülmüştür ki; bu millet birileri tarafından ne kadar farklı kamplara bölünmek istese de ve yine tefrikayla içerden çökertilmeye çalışsa da ortak değerler üzerinde her zaman bir araya gelmeye çok müsaittir.
Evet, insanlar kahve köşelerinde, evlerinin en güzel köşelerinde bu maçı zevkle izlerken ben de o insanları izlemeyi tercih ettim. İnsanın fıtratında olan milli hasletleri ve hamasi duyguları bu vesileyle bir kez daha müşahede ettim. Acaba, hiç maçla ilgisi bulunmayan bir Türk vatandaşı bile, böyle bir skora kayıtsız kalabilir mi acaba?diye düşünmekten de kendimi alamadım.
Elbette, bir spor dalı milli duyguların kabarması için tek neden veya gösterge olamaz. Netice de bu bir spordur; kazanmak da kaybetmek de mümkündür. Fakat benim üzerinde durduğum nokta; bir spor dalının bile insanlar üzerinde ‘ortak bilinç’ oluşturabilmesidir. Demek ki bu tür etkinlikleri her alana yayarak insanımızı uluslar arası başarıya odaklamak çok önemlidir.
Türk milletinin ne kadar zeki ve çalışkan olduğu sadece söylemde değil eylemde ve değişik organizasyonlarda da kendini göstermelidir.
Bu tür etkinliklerde Batı’daki vatandaşımıza ne kadar imkan sunuluyorsa, Doğu’daki vatandaşımıza da aynı imkanlar sunularak hayırda yarışma potansiyeli artırılmalıdır. Artık tekdüze yöntemlerle, yasakçı zihniyetlerle bir yere varılamayacağını herkes gördü. Değişik alternatif ve etkinliklerle bu ülke insanın önü açılmalı, uzlaşma kültürü mutlaka yerleştirilmelidir.
Yine bu maçın sonunda şu gerçeği de yakalamış olduk; insanların kendi dünyalarında tuttukları takımlar ne kadar farklı olursa olsun, iş, Milli maça dönüp dayandığında orada herkesin takımı tek oluyor. Sevgili dostlar, kendi iç dünyamızda inanç ve düşüncelerimiz, dünya görüşlerimiz çok farklı da olsa, mesele Milli meseleyse orada akan sular durmalı ve tek bir görüş ortaya çıkmalı herhalde.
Milli takımımız verdiği sınavı başarıyla geçerek çok önemli bir avantajı yakaladı; ya biz? Şu an içinden geçmekte olduğumuz şu hain terör ve bununla oluşturulmaya çalışılan bölücülük sınavından alnımızın akıyla çıkabilecek miyiz?
Ben ümitsiz değilim. Büyük bedeller ödedik belki daha da ödeyeceğiz ama önünde- sonunda bu millet bu sınavdan da yüzünün akıyla çıkacaktır.
Gökkuşağındaki renkler ne kadar farklı olursa olsun, yağmurdan sonra hepsi bir araya gelip o muhteşem armoniyi oluştururlar.Bu milletin dili, rengi, inancı-kültürü ne kadar farklı olsa da ‘İlahi Rahmet’ sonrasında ‘ortak akıl’ galip gelecek, Hak yerini bulacaktır.
Ne güzel söylemiş Gazi Mustafa Kemal; mesele vatansa gerisi teferruattır..
İhsan ÜNLÜ ihsan66@gmail.com
Yazının Yayın Tarihi: 19 Kasım 2007 Pazartesi Bu köşe yazısı 718 defa okundu. Toplam 492 kelime
Yazdırılabilir Sayfa Pdf Formatı Arkadaşına Gönder
[ Geri Dön: İhsan ÜNLÜ ] - [ Yazarlar İndeksi ]
|
|
| | |