
NEDEN ‘TOPLUMSAL EMPATİ’ ?
Yeni kitabımız, ‘Toplumsal Empati’ adıyla bilge yayınlarından çıktı. Daha okuyucusuyla buluşur buluşmaz büyük bir ilgiyle karşılandı. Belki biraz reklama girecek ama, konu önemli olduğu için bizzat yazarından okumanız daha iyi olabilir diye düşündüm.
Terörün ve Milli güvenliğimizin çok tartışıldığı şu günlerde, ‘Toplumsal Empati’ kitabı gündeme bomba gibi düştü. Bu kitabı okuyan herkes şapkasını önüne koyup düşünecek; kendine dair bir şeyler bulacak. Çünkü;
Bu kitap sizi anlatıyor; bu kitap bizi anlatıyor; bu kitap hepimizi anlatıyor..
Çünkü biz aynı ata-babanın çocukları, aynı ecdadın torunları, aynı peygamberin ümmeti ve milletiyiz.
Aynı şarkıyı dillerimiz farklı söylese de yüreklerimiz bir çarpar aslında. ‘Vatan’ deyince akan suları durdurmuş; hepimiz bir, birimiz hep olmuşuzdur.
Şunu artık herkes anlamıştır ki; hepimiz aynı geminin içindeyiz. Batarsak hepimiz batacağız. Ama gemiyi deldirmezsek hepimiz selametle hedefe varacağız. Mevlana’nın dediği gibi; “Geminin yüzmesi için suya ihtiyaç vardır ama; su geminin içine girerse onu batırır.”
Alevisi-Sünnisi, Türk’ü-Kürt’ü, Laz’ı- Çerkez’i.. geminin tüm yolcuları, aslında bu yolculuğa bin yıl önce çıktık biz. Nice fırtına ve alaboralarla birlikte gemiyi batırmadan bu günlere taşıdık. Bu gemide çok güzel günlerimiz geçti. Beraber ağladık, beraber güldük; Kız aldık, kız verdik; Hısım-akraba olduk. Ülkeyi düşmana karşı birlikte savunduk. Kısacası et ve tırnak gibi birbirimize geçtik.
Bugün bu topraklar üzerinde farklı oyunlar oynanmaya çalışılsa da bu ülke' nin her bir vatandaşı biliyor ki buralar bize, Balkanlarda, Çanakkale’de, Sakarya’da; “Ben Laz’ım, Çerkez’im, Kürd’üm” demeden omuz omuza bağımsızlık uğruna savaşan dedelerimizden miras kaldı…Bugün bu şühedâ evlatlarının torunları arasına nifak tohumları ekilmeye çalışılsa da bu milletin evlatları, bu oyunlara kanmayacak kadar, birlikte yaşama pratiği yapmış bir imparatorluk geçmişine sahip köklü bir millettir… Geçmişte bunu başarmış bu milletin evlatları, yeni bir diyalog ve toplumsal empati iklimine girdiğimiz şu günlerde, oynanmaya çalışılan tuzaklara kanmadan bu oyunlardan alnının akı ile sıyrılacaktır.
Şimdi aynı gemideki bu sadık yolcuların, bir avuç eşkiyanın hain emelleri ve onların arkasındaki güçlerin sinsi planlarıyla savrulacağını beklemek, beyhûde bir bekleyiş olur.
Bu oyunları bozmak da yine bu sadık yolcuların kenetlenmesinden, yanlışa hep birlikte karalılıkla dur demesinden geçer. İşte şimdi daha çok demokrasi, daha çok özgürlük ve ortak değerlerde birleşme ve dayanışma zamanıdır. Birlik-beraberliğin temelini ise, ortak bir vatana sahip olma bilinci oluşturur.
Gelin, toplumsal empatinin temellerini birlikte atalım; önyargılarımızı bırakıp birbirimizi daha yakından tanımaya çalışalım. Birbirimizi değiştirmeye ve dönüştürmeye çalışmak yerine, değerlerimizi olduğu gibi kabul edip paylaşmayı deneyelim. Paylaşıldıkça büyüyen ve artan sevgi ve bilgiyi baştâcı yapalım. Farklılıklarımızdan korkmak yerine, zenginlik olduğunu kabul edip birbirimizden yararlanmaya çalışalım.
Unutmayalım ki gökkuşağındaki renkler ne kadar farklı ve değişik özelliklere sahip olsa da, yağmurdan sonra bir araya gelerek o muhteşem armoniyi oluştururlar. Yaratılanı Yaratan’dan ötürü seven bir ecdadın torunlarının bugün birbirine sırt çevirerek bu güzel millet armonisini bozmaya hakkı ve selahiyeti olabilir mi?
Kitabın hayırlara vesile olması; insanımıza ve insanlığa ışık olması dileğiyle…
İhsan ÜNLÜ ihsan66@gmail.com
Yazının Yayın Tarihi: 29 Kasım 2007 Perşembe Bu köşe yazısı 739 defa okundu. Toplam 440 kelime
Yazdırılabilir Sayfa Pdf Formatı Arkadaşına Gönder
[ Geri Dön: İhsan ÜNLÜ ] - [ Yazarlar İndeksi ]
|