
Erzincan’da Ergenekon soruşturması kapsamında yapılan gözaltılara tepki göstermek adına Atatürkçü Düşünce Derneği’nde toplanan bazı dernek ve belde belediye başkanları ortak basın açıklamasında bulundular. Erzincan Atatürkçü Düşünce Derneği, CHP, Hacı Bektaş Veli Derneği, Cem Vakfı, İşçi Partisi ile birlikte Mollaköy, Çağlayan, Geçit, Ulalar Belde Belediye Başkanları adına konuşan Erzincan Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Hüseyin Baydaş; “Son dönemlerde ilimizde hoş olmayan hadiseler yaşandı. Özel yetkili cumhuriyet savcılarının hazırladığı iddianameyi okuduğumuzda Türkiye Cumhuriyeti üzerinde oyunlar oynandığını gördük. Ordu komutanımızın alevi köylerine yapmış olduğu yardım terör suçu olarak gösteriliyor. Bu ülkenin insanlarını bölmek için çirkin bir saldırı olarak görüyoruz. Acaba bu savcı bu iddianameyi hazırlarken hangi düşünce ile hazırlamıştır, hangi okullarda okumuş, hangi dini eğitimi almıştır. Bu iddianameyi hazırlayanlar kişi haklarını hiçe sayarak Türk ordusu, jandarmayı, cumhuriyet başsavcısını, milli istihbaratı, saygın işadamlarımızı terör örgütü üyesi olarak göstermektedirler. İnsan haklarının ihlal edildiği ülkede yargının bağımsızlığından söz etmek doğru değil. Birliğimizi kardeşliğimizi bozmaya çalışanlara karşı ayakta durmalıyız. Yakın tarihimize bakarsak Irak’ta olanları görmek mümkün” diyen Baydaş basın mensuplarının sorularını da yanıtladı. Erzincan’da 1974 yılında yaşanan olayların tekrarı olmaması için mücadele veriyoruz. Dün yapılan operasyonda: Erzincan emniyeti ile olayların hiçbir alakası yoktur. Erzurum savcılığının almış olduğu bir karar. Arkadaşlarımız emniyette misafir olarak ağırlandılar. Yapılan gözaltılar gizli tanıkların ifadesinden yola çıkılarak yapıldı. Binali Bircan, gizli tanıklara para vermiş değil para günahını bile vermez. Bu gizli tanıklar sahte para, fuhuş ve bir çok suçtan hüküm giymiş insanlar bunlara ne kadar itibar edilir. Dursun Çiçek’in Erzincan’a geldiği iddia ediliyor. Nasıl gelmiş buna bir cevap verilsin. İddianameyi okuduğumuzda somut bir şey yoktur. Ben hiçbirşeyi kabul etmiyor ve kabullenmiyorum. Hiçbir Türk ordusu ne Camiyi, ne Cemevini ne de Atatürkçü Düşünce Derneğini yakmaz.
Gizli tanıklar para almak için her türlü bahaneleri uyduran geçmişi karanlık bir kişi. Gözaltına alınan arkadaşlar gizli tanıkla görüşmüş olabilir ama gizli tanığın burada tek amacı para koparmak için. Ben hastanede olduğum halde bana bile bu suç isnat edildi. Ben CHP’li vekillerle görüştüm ama gizli tanık yoktu. Suçlu olanların arkasında değiliz. Suçlu olan suçunu çeksin ama deşifre etmeden yapılmalı. Örneğin gözaltına alınan esnafımızın iş hayatı bitti. Güpe gündüz bu aramaların yapılması da etik değil” dedi.
Kemal Arduç




