
Erzincan Belediyesi çok amaçlı toplantı salonunda gerçekleşen konferansa AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Hüseyin Tanrıverdi, Erzincan Belediye Başkanı Yüksel Çakır, İl Genel Meclis Başkanı Ünal Tuygun, AK Parti İl Başkanı Salih Eğinlioğlu, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Cemalettin Başsoy, İlçe Belediye Başkanları, parti yönetimi, partililer ve çok sayıda vatandaş katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından konferansın açılış konuşmasını AK Parti İl Başkanı Salih Eğinlioğlu yaptı. Eğinlioğlu konuşmasında, “Yoğun bir gündem taşıyan hafta geçirdik. Gazze’ye insani yardım taşıyan gemilere İsrail tarafından haince saldırılar yapıldı. Bu yapılan saldırıların ardından Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan adeta ülkemize ikinci bir “one minute” yaşatmıştır. Bu süreçte hükümetimiz üzerine düşeni fazlasıyla yapmıştır” dedi.
Başkan Eğinlioğlu’nun ardından Anayasa değişiklikleri konulu “Türkiye Buluşmaları” konferansı için Erzincan’a gelen Tanrıverdi, yapılan konferansta ülke gündemine dair değerlendirmelerde bulundu. İsrail'in Gazze'ye yardım malzemeleri götüren gemiye "vahşice" bir saldırı gerçekleştirdiğini ve gerçek
yüzünü ortaya koyduğunu ifade eden Tanrıverdi, saldırının ardından Başbakan Erdoğan'ın talimatı ile İsrail'e giderek yaralı ve tutuklu bulunan vatandaşları Türkiye'ye getirdiklerini belirtti. Tanrıverdi, Başbakan Erdoğan'ın İsrail'e giderken "Bir kişi bile kalmayacak şekilde oradaki insanlarımızı Türkiye'ye getireceksiniz ya da siz de gelmeyeceksiniz" talimatı verdiğini, bu çerçevede Dışişleri Bakanlığı'nın yaptığı önemli çalışmalar ve Başbakan Erdoğan'ın kararlılığı sonucu İsrail'in elinde hiç kimseyi bırakmadan 3 yolcu, 2 ambulans uçağı ile herkesin Türkiye'ye taşındığını söyledi. Mavi Marmara gemisinde insanlığın vicdanının yüklü olduğunu ifade eden Tanrıverdi, silahsız, savunmasız bir şekilde Gazze'ye insani yardım taşıyan heyete yapılan saldırının "insanlık dışı" ve uluslararası hukuku hiçe sayan bir saldırı olduğunu belirtti. İsrail'in bu şımarıklığının daha önceki dönemlerle de olduğunu, İsrail'in bu şımarıklığından vazgeçeceğini umduklarını belirten Tanrıverdi, "İsrail'i şımartan ülkeler, kurum ve kuruluşlar İsrail'i bir an önce kontrol altına almalıdırlar. Aksi halde bu sadece İsrail-Filistin çatışması değil, bölge sorunudur. Daha da büyüdüğünde dünya barışını tehdit edecek önemli bir sorundur. Dünya barışını isteyen, insanlığın yaşamasını isteyen her ülke yöneticisi ve uluslararası kurum ve kuruluşlar bu noktada çok hassas davranmalı, hareket etmeliler. İsrail'in bundan sonraki davranışları elbette hem ülkemiz adına hem dünya ülkeleri adına önemlidir. Elbette bundan sonraki davranışına göre şekillenecektir her şey. İsrail yönetimi artık kan emmekten, vahşi saldırılar düzenlemekten vazgeçmeli ve bundan sonrası için insani duyguları, insan hak ve özgürlüklerini, uluslararası alanda alınmış kararlara saygılı olmalıdır. Bugüne kadar hiçe sayan hareketler içerisinde olmuştur. Ama her şey eskisi gibi değildir. Bunu bilmelidir. Hiçbir zaman yaptığı yanına kar kalmayacaktır" dedi.
REFERANDUM DEĞERLENDİRMESİ
Türkiye'de birçok sorunun temelinde demokrasi açığının ya da boşluğunun olduğunu ifade eden Tanrıverdi, AK Parti iktidarının bu boşluğu gördüğünü ve bu konuda ciddi bir şekilde yasal düzenlemeler ve gerekli adımları attığını söyledi. Tanrıverdi, AK Parti iktidarında bugüne kadar çıkarılan yasaların hepsinde insanın merkeze alındığını ve insan odaklı yasal düzenlemelerin gerçekleştirildiğini kaydederek, Türkiye'nin demokratikleşmesi yönündeki mücadelesinin sürdüğünü ifade etti. Tanrıverdi, demokrasinin Türkiye'ye hakim olması halinde ortadaki sorunların tamamen ortadan kalkacağını ve demokrasi boşluğundan yararlanıp kendilerine "rant" ve "taht" sağlayanların bundan rahatsız olacaklarını söyledi.
TBMM'de anayasa değişiklik tasarısının 336 oyla kabul edilerek, Cumhurbaşkanı Gül tarafından referanduma gönderilmek üzere onaylandığını ifade eden Tanrıverdi, Yüksek Seçim Kurulu'nun referandum için belirlediği tarihin hatalı fakat isabetli olduğunu söyledi. 12 Eylül 2010 tarihinde referandumun millet iradesine sunulacağını belirten Tanrıverdi, "Milletin iradesi, tercihi bizim başımızın üstündedir. Millet iradesinden başka bir iradeyi tanımıyoruz. Dolayısı ile 12 Eylül 2010 tarihimde milletimiz neyi uygun görmüş, takdir etmişse o başımızın üstündedir. 12 Eylül tarihinde milletimizin iradesiyle inanıyoruz ki darbeciler yargılanacak, Türkiye'nin önü açılacak, gelişimi, değişimi sağlanacak ve Türkiye gerçek demokrasiyle buluşmuş olacaktır. Aksi halde hayır sonucu -ki hitnu bilmelidir. Hiçbir zaman yaptç düşünmediğimiz, milletimizin düşünmediği bir sonuçtur- çıktığında Türkiye'nin tekrar eksi günlere dönmesi söz konusu olur ki bu Türkiye açısından çok büyük bir kayıp olur. Biz inanıyoruz ki bu anayasa değişikliği milletimiz tarafından onaylanacaktır. Çünkü milletimiz biliyor ki bu anayasa değişikliği gerçekleştiğinde artık Türkiye'de gerçek demokrasi uygulanır olacaktır. Türkiye'nin önü açılacaktır, geleceğimiz daha aydınlık olacaktır" şeklinde konuştu.
ANAYASA MAHKEMESİ'NİN KARARI
Anayasa değişikliği paketi ile ilgili Anayasa Mahkemesi'nin, CHP'nin yaptığı itirazı değerlendirmesinin ardından kamuoyunda bunun yanlış değerlendirildiğini belirten Tanrıverdi, bu kararın sadece şartlarının yerine gelip gelmediğinin incelenmesi ve şekil şartı yönünden incelenmesine yönelik bir kabul olduğunu, esasa yönelik bir kabul olmadığını söyledi. Anayasa Mahkemesi'ne hukuk normları içerisinde anayasa değişikliğini esasa girmeden, şekil yönüyle incelemesi çağrısında bulunan Tanrıverdi, "Sabırsızlıkla referandum gününü bekliyoruz" dedi.
Yakup Bakar




