
Verem, 2 Milyon Can Alıyor
Tarih: 08.01.2010 Saat: 10:54 Konu: Sağlık
Kızılay Tıp Merkezi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Ethem Ünver 03-09 Ocak Verem (Tüberküloz) Savaş Haftası münasebetiyle yapmış olduğu açıklamada; Tüberküloz halen dünyada bulaşıcı hastalıklar içinde birinci ölüm nedenini oluşturmaktadır dedi.
Tüberküloz yada halk arasındaki yaygın isimleri ile “Verem” diğer adı “İnce Hastalık” olan, tüberküloz basili tarafından oluşturulan ve başta akciğerler olmak üzere hemen hemen tüm organlarda görülebilen ve tedaviyle şifa sağlanabilen, sinsi ve kronik bir hastalık olduğunu söyleyen Kızılay Tıp Merkezi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Ethem Ünver; “Tüberküloz halen dünyada bulaşıcı hastalıklar içinde birinci ölüm nedenini oluşturmaktadır” dedi. 03-09 Ocak Verem (Tüberküloz) Savaş Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada; “Dünyada, yılda 8.4 milyon insan bu hastalığa yakalanırken, 2 milyonu ölmektedir. Ülkemizde ise yılda yaklaşık 25 bin tüberküloz hastası görülmektedir.
Tüberküloz mikrobunun kaynağı, tedavi görmemiş aktif akciğer ve gırtlak veremi olan hastalardır. Öksürmek, hapşırmak, konuşmak ile mikroplar havaya saçılır. Sağlıklı kişiler bu mikropları nefesleriyle alırlar ve infekte olurlar. Mikrop vücuda girdikten sonra uzun süre hastalık yapmadan kalabilir. Kişi kendisinin infekte olduğunu genellikle bilmez. Tüberkülin (PPD) cilt testinin pozitifliği hastalığı gösterir. Verem hastalığı genetik olarak aileden geçmez, ancak uzun süre bir arada yaşamak, hastalığın bulaşmasına sebep olduğunun altını çizen Dr. Ünver; Sokakta, dolmuşta, lokantada öksüren birisinden mikrop alma olasılığı çok düşüktür. Çatal, kaşık, tabak, bardak, giysi gibi nesnelerle bulaşma olmaz. Tüberküloz, sadece hava yoluyla bulaşan bir hastalıktır. Veremli bir hastanın, ilaç tedavisine başlanması ile bulaştırıcılığı hızla yok olur. Bu nedenle ilaç tedavisi için “kimyasal karantina” denilmektedir. Vücuttaki tüberküloz mikropları aktif hale gelirse hastalık yaparlar. Mikrop vücuda girdikten sonra hastalık yapma süresi farklılıklar gösterir. Vücut direnci düşükse hızla hastalık gelişir. Hastalık ciddidir, tedavi edilmediği sürece tuttuğu organlarda hasar yapar, öldürücü olabilir.
Genel olarak uzun süreli halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, gece terlemesi şeklinde ortaya çıkan belirtiler yaklaşık 1-2 aylık periyodu kapsar. Bu dönemde hafif hafif başlayan ve giderek artan ve başka ilaçlarla iyileşmeyen öksürük görülür. Bu öksürüğün 15-20 günden fazla devam etmesi ve öksürük ile birlikte kan görülmesi akla derhal tüberkülozu getirmektedir. Bu gibi şikayetleri olan ve verem hastalarıyla yakın temasları olan kişilerin, en yakın Sağlık Kuruluşlarına veya Verem Savaş Dispanserlerine müracaat etmeleri gerekmektedir. Hastanın yakınmaları ve akciğer filmindeki yaraların gölgeleri hastalıktan şüphelendirir. Balgam incelemesiyle tanı kesinleştirilir.
Dr. ÜNVER; Tedavide önemli olan düzenli ve yeterli ilaç kullanılmasıdır. Tedavi süresi hastalığın, tipine ve tanı konma zamanına bağlı olarak, 6 ila 9 ay arasında değişebilmektedir. Tedavide daha ilk aylardan, gözle görülür ve hasta tarafından hissedilebilen bir iyileşme görülmektedir. Bu aşamada tedavinin yarıda bırakılması, vücutta tümüyle temizlenmemiş olan basillerin çoğalmasına ve hastalık tablosunun tekrar ortaya çıkmasına sebep olur. Bunu önlemek için, verem hastalarının ilaçlarını, düzenli ve sürekli almalarını garantilemek gereklidir. Bu da direkt gözetim altında tedaviyle (DOT) mümkündür.
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Edhem ÜNVER; Çocuklarımızı veremden korumanın, en etkin ve kolay yolu BCG aşısıyla aşılamaktır. 2. ayını doldurduğunda ve ilkokul 1. sınıfta yapılan BCG aşısı korunma açısından çok önemlidir. Çünkü tüberküloz (verem) hastalığı çocuklarda daha ağır seyreder. Tedavisi düzenli yapılmayan ve aşısı yapılmamış çocuklarda ölüm riski çok yüksektir. Özellikle, tüberküloz menenjit ve milier tüberküloz (yaygın tüberküloz) riskine karşın BCG aşısı son derece önemlidir. Yetişkinlerde ise aşı, hastalık için koruyucu değildir.
Korunmada ikinci önemli nokta da, aktif tüberkülozlu hasta ile yakın temasta bulunan aile fertleri ve arkadaşlarının gerekli kontrollerden geçirilerek mikrobu alıp almadıkları, aldılarsa derecelerinin belirlenmesi gereklidir. Bu kişiler, gerekli durumlarda ilaçla korunmaya alınırlar. Tüberküloz, hastalığından korunmada önemli bir nokta da vücut direncinin yüksek olmasıdır. Bulaştırıcı bir verem hastasını tedavi etmek, hastalığın başkalarına yayılmasını önleyecek, en iyi yoldur. Dedi.
Kemal Arduç
|
|