Diğer Haberler:
Soykırımı inkar edenler hakkında 1 yıl hapis

Teklif soykırımı inkar edenler hakkında 1 yıl hapis ve 45bin euroya kadar para cezası öngörüyor .Sosyalist milletvekilleri yasaya el kaldırdılar ve kabul edildiğinde adeta zafer kazanmış edası ile alkışladılar.Bu karar hem bu teklifi yapan sosyalist partiler için hem de kabul edenler için yüz karasıdır.Voltaire’nin ülkesi Fransa’da yaşayan Ermeni nüfusu baz alınarak gelecek oylar,yaklaşan seçimler değildir bugün bu kararın alınmasına sebep olan tek neden elbette.Yasanın sebebi 1915-1918 yada kimine göre 1915-1920 yılları arası yaşanan Osmanlı askerleri tarafından sözde soykırıma Ermenilerin maruz kalması da değildir nedenler…2006 yılındayız..Bunlar yüzyıllık bir planın parçasıdır…Ayrıca Türkiye AB’ye yaklaştıkça üye olmasını istemeyenlerin refleksleridir.Bugün benim ülkemde Orhan Pamuk Nobel Edebiyat Ödülünü almıştır;elbette korkacaksınız bizden daha neler yapacağız bu ülke ile elele izleyecek tüm dünya bizi de Voltaire’nin ülkesi Fransa’yı da gerçekten keyif verici…Tek taraflı tek pencereden ne Osmanlı Devleti’nin ne de Türkiye’nin böylesine yargılandığı bir ortam görülmemiştir.Fransa aslında kendi içine döndüğünü,büyük bir kriz içinde olduğunu, gelişemediğini ve reel dünya ile bağlarını koparmış göründüğünü tüm dünyaya bu şekilde göstermiş oldu.
Hiç böyle bir demokrasi olabilir mi?Demokrasi’nin icabı nedir?
Pek çok krallarının kafalarını kesmeleri de Fransa’ya özgüdür.Ama şuan siz özgürlüğün kafasını kesmiş oluyorsunuz. 
Patrik Deveciyan ’ın “bilim adamları ve tarihçilerin çalışmalarının yasanın yaptırımlarından muaf tutulmasına ilişkin değişiklik önerisi ise reddedilmiştir. Bu tavrı kendi bilim adamlarını ve kendi tarihçilerini inkar eden Fransa aslında kendisini inkar etmiştir.
Ülkenizdeki gazetecilerin,üniversite öğrencilerinin,tarihçilerin,bilim adamlarının,aydınların görüşlerini söylemeleri engellenmiştir.Bir zamanlar Avrupa’nın motoru olan Voltaire’nin ülkesi Fransa düşünce özgürlüğü konusunda gerilemiştir
Aslında olayın esası 2001 yılında Fransa Parlamentosu sözde Ermeni soykırımının gerçek olduğuna karar verdiğinde o zamanki Türk Hükümeti Fransa ile ticarette olduğu gibi pek çok alana getirdiği yasaklamalar yapılmıştı.Ancak şuan ki hükümet yumuşak olalım,iyi olalım diye bu yasakları kaldırdı.Ve sonuç şuan görüldüğü üzere ne kadar iyi niyetli olunursa o kadar çok üzerine gidilir diye bir mantık çıkıyor burada yine karşımıza.te 2001’de Fransa’da yaşayan 70milyonluk Türk Halkı ellerinde bayraklar ile Lyon’da “bu doğru değildir.” seklinde yasaya karşı yürüyüşler düzenlemişler ve bunu reddetmişlerdi..Buna karşılık Fransız Hükümeti Türk Hükümeti’nin burada yaşayan halkını ”Siz orada misafirsiniz politika yapmamalısınız.”şeklinde uyarması taraftarı idi.Buradaki Türklere saygılı olduklarını yasanın “sözde soykırımdan Türkler sorumludur” şeklinde olmadığını “yıllar önce yaşanmış bir gerçek olduğunu ortaya koymuştur.“şeklinde burada yaşayan azınlıklarımıza anlatılması görüşünde idiler.Bunun bugünkü Türkiye’ye karşı alınmış bir karar olmadığını aramızda kriz olmadığını bugünkü Türkiye’nin öncekilerden sorumlu olmadığını hükümetin burada yaşayan halkına anlatmasını uygun görüyorlardı.Çünkü onlara göre Türkiye’de yaşayan Fransızlar bizim hükümetimize karşı bir şey söylemezler çünkü burada yaşıyorlar. 
Oysa bizim ülkemizde sadece Fransızlar değil her kesimden halk görüşlerini ifade edebilir.Türkiye’de herkes yasalarla ilgili eleştiri yapabilir.Demokratik bir toplumuz.Ancak Voltaire’nin ülkesi Fransa’da parlamento’nun aldığı karaları eleştiremezsiniz diye yasalar çıkartılıyor böyle demokrasi olabilir mi?Fransa’daki Türkler görüşlerini açıklayamıyorlar.Siz demokrasinin savunucususunuz üstelik!Burada alınan karar aslında burada yaşayan halkımızın bu ülkede eylem yapmaya hakkı olmadığını,halkımızın kesinlikle istenmediğini ve sevilmediğini ve bu kararla korkutulduğunu gözler önüne sermiştir.Bir daha hiçbir Türk’ü elinde bayrak ile sokaklarımızda parlamento kararlarına karşı yürürken karşı görmek istemiyoruz şeklinde kesin bir tavırdır.Bu ülke özgürlükler ülkesi asla olamaz tarihinde de olamamıştır.Bu ırkçılıktır ve kesinlikle Cumhuriyetlerin özünde bu olmamalıdır.
Alınan tüm bu kararlar,Erdoğan’a karşı değil belki Atatürk’e karşı olabilir onlara göre…Şuan iki ülke arasında bir kriz yok;bu olaylarla bugünkü Türkiye’nin de ilgisi yok ancak bu şekilde Türk-Fransız dostluğuna darbe indiriyorsunuz.Oysa bizler Fransızların dostlarıyız.Ülkemiz halkının duygularını anlamıyorsunuz.Şuan da Türkler ülkenize karşı hayal kırıklığı yaşamış durumdalar.Ayrıca Türkiye’deki Ermeni yurttaşı kişilere bizim açımızdan da utanç verici gelişmiştir bu durum..Sizler mahkeme değilsiniz ki..Tarihe baktığımızda Almanya,Yugoslavya ve pek çok yerde ,Malta’da bir ingiliz mahkemesi vardı.Bu tartışma hala sürüyor.Bu karar uluslararası mahkemelerde görüşülür.
Önemli olan neler yapılmalıdır değil “Ne Yapılmamalıdır”?
Teklifin kabul edilmesi için Parlamento’dan Senato’ya gitmesi gerekmektedir.Senato bunu hiç görüşmeyedebilir.Teklifin Senato’da görüşülmesi için hükümetin “evet” demesi gerekiyor..Cumhurbaşkanı’nın bunu 15 günden fazla tutma hakkı yok.iptal de edebilir onaylayabilir de…Senato’ya sene sonuna kadar gelebilecek 3 kritik tarih var.Bunlar; 17 Ekim; 7 Kasım ve 13 Aralık...Bu tarihleri hiçbir şekilde kaçırmadan hareketlerimizi daha büyük kapsamlı ve planlı yaklaşmamız gerekmektedir.Bu süreçten sonra çabaları yasal zemine kaydırmak gerekiyor.Fransa’nın seviyesine düşmeden karşılıklar vermemiz gerekiyor.Hukuki girişimler yapmamız gerekiyor.Bu konuda iki önerim var:
1.Net bir şekilde uyarılır:Avrupa insan Hakları mahkemesinde görüşürüz!
2.Madem ki olay hukukidir uluslarası mahkemelerde bunun bir soykırım olmadığını iddia ederim.
Bugün itibarı ile Türk-Fransız ilişkileri açısından kolay kolay giderilemeyecek bir durum ortaya çıkarılmıştır.Bu nedenle Fransa’daki Türk diplomatların sürekli uyanık olmaları gerekiyor. Fransa’da yaşananlar düşündürücü.Kendi tepkilerimizi abartmamalıyız.Sonuçta tüm Fransız halkı bunu düşünmüyor.Eleştirenlerde çoktur.Ne yapmamalıyız?Bir başka aşırı uca çekip kısasa kısas yapmamalıyız.Türkiye’de “biz yapmadık onlar yaptı”,gibi sözler yanlışı yanlışla karşılamak,bizi daha çok yanlışa sürükler.Türk toplumunun tarihi ile ilgili tavırlarında daha bilgili olması gerekmektedir.
Yok peynir yemeyelim; Carrefour, Gima, Dia Endi, ChampionSA ‘dan alışveriş etmeyelim;Air France, Club Med ile yolculuk etmeyelim;Danone yemeyelim içmeyelim;Tefal ‘leri evden atalım; Michelin, Uniroyal, Recamic lastiklerimizi otomobillerden çıkaralım atalım; Renault, Peugeot, Citroen kullanıyorsak binmeyelim; Le coq sportif Lacoste , Givenchy, Pierre Cardin, Yves Saint Laurent,Sonia Rykiel, Cacharel, Daniel Hechter giymeyelim; L'Oreal, Studio Line, Lancome ,Garnier, Kerastase, Clarins, Guerlain, Avon, Posay, Biotherm, Christian Dior, Clarins, Vichy Avene hadi hanımlar kullanmayalım;Parfümümüzü değiştirelim Chanel, Drakkar Noir, Fahrenheit,Lavendar Harvest varsa kullanmayalım; Marie Claire, Elle dergileri okumayalım; Alcatel telefonları atalım;sigortamızı değiştirelim AXA, Günes Sigorta, Basak Sigorta, Basak Emeklilik (Groupama International) ile sigortalı isek yandık o zaman;TEB (Türk Ekonomi Bankasi) ile yolumuzu değiştirelim; Sanofi (Aventis&Synthelabo&Pasteur ortakligi): Servier, Fournier, Guerbet, Pierre gibi firmalardan ilaç satın almayalım;buralarda çalışıyorsak eğer hemen işten çıkalım gibi bir mantık asla olamaz çünkü hayatımızın parçası olmuş artık bunlar..
Sivil toplumdan gelecek tepkilerde Türk-Ermeni,Türk-Fransız ilişkilerinde bireylerden gelecek tepkilerde önemli bakalım Elif Şafak adlı yazarımızın “Baba ve Piç” adlı kitabının Fransa’da yayınlanacak.Elif Şafak bu kitabı yazmaktaki amacının Türkler ve Ermeniler arasında insancıl ve barışçıl ortamın yaratılmasına katkıda bulunmak olduğunu, romanın edebi bir eser niteliğinde tamamen kurgusal ve hayal ürünü olduğunu söyler… Umarım konu itibari ile olumlu etkiler bırakır.Hayırlısını dileyelim o zaman…
Konu ile ilgili ne olur Fransız kalmayalım hepimiz alalım bir tarih kitabı elimize kurcalayalım 1915-1920 yılları arası yaşanılanları,hadi başlayalım şimdiden..
Her şeye rağmen sevgi dolu olalım ne olursa olsun ne ile karşılaşırsak karşılaşalım utanacak olanlar bizler değiliz bizler bu ülkede ne soykırımlar yaşadık parlamentomuzda karar almaya başlarsak dünyada kimse kalmasın ki inkar ettiğinde ceza almasın bunlar geçmişte kaldı bugünün normlarına yakışmadı yakışmaz…

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Refahiye'de Bulunan Yavru Boz Ayı Koruma...
Erzincan'ın Refahiye ilçesi Dolaylı köyünde arazide gezen köylüler tarafından bulunan boz ayı yavrusu...

Haberi Oku