Güncel:
Şeker Fabrikaları Promosyon Fiyatına Satılıyor

Barış Yalçınkaya

Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ’ye ait Elazığ, Malatya, Erzincan ve Elbistan Şeker Fabrikalarının (Portföy-B), nihai pazarlık görüşmelerinde 266 Milyon Dolar ile en yüksek teklifi veren firmada kaldı. Özelleşme ile ilgili olarak Şeker-İş Sendikasında basın toplantısı düzenlendi. Basın toplantısına bir çok çalışan işçi ve sendika üyesi katılırken Şeker-İş Sendikası Erzincan Şube Başkanı Bülent Bulut Erzincan Şeker fabrikasının ailesiyle birlikte 10 bin çiftçi, 700 çalışanıyla 2011 yılında 30 bin ton şeker üretimi gerçekleştireceğini belirtti.
Bulut sözlerine şöyle devam etti; “Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş'ye ait, aralarında Erzincan’ın da bulunduğu 10 şeker fabrikasının özelleştirilmesinin yapıldığı, buruk günlerden birini daha yaşıyoruz. Önceki gün Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen ihalede verilen 266 milyon TL’lik teklif peşkeş mantığının nasıl işlediğini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Yaklaşık bin 200 dönüm arazi üzerinde kurulu olan Erzincan Şeker Fabrikasında 2011 yılında 30 bin ton şeker üretilmesi beklenmektedir. 10 bine yakın çiftçi ailesi ile 700’e yakın işçi ve memurun ekmek yediği fabrikamızın bölge ekonomisine katkısı yıllık 70-80 milyon TL civarındadır. Bu fabrikalar özelleştirildikten sonra kapatılması halinde sektörden ekmek yiyen işçisinden çiftçisine, besicisine, taşıyıcısına kadar yüzbinlerce insana yapılan en büyük haksızlıktır, onları ekmeğiyle oynamaktır ve en önemlisi Erzincan’a vurulan büyük darbelerden biri olacaktır.

Özelleştirme İdaresi’nin özelleştirme mantığı istihdamı arttırmak, daha verimli ve ekonomik çalıştırmak, üretim yapmak değil, tamamen kurulu bulundukları arazileri poromasyon fiyatına satmaktır” dedi.

Özelleştirme idaresinin hukuka kamu yararına ve vicdana aykırı davrandığını iddia eden Bulut “ Biz diyoruz ki; Dünya ve ülke gerçekleri ile bağdaşmayan bir yöntemle özelleştirmeyi yapmak isteyen, ürettikleri katma değerden bihaber olarak verimsiz/karlı olmayan olarak tanımladığı pek çok şeker fabrikasının kapanmasını arzulayan, bunu zorunlu gören, bunu yapmayı kurumsal/kişisel başarı olarak gören, tam kampanya döneminin ortasında üretimi adeta sabote eder bir tarzda yargı kararını bile beklemeksizin apar topar ihale sürecini tamamlamak isteyen Özelleştirme İdaresi Başkanlığı hukuka, kamu yararı ve vicdana aykırı davranmaktadır. Özelleştirme İdaresinin ezber kalıplara dayalı açıklamalarla kamuoyunu ve siyasi karar vericileri bile bile yanıltması bize göre aymazlıkla eş değerdir, sektörden ekmek yiyen 10 milyona yakın insanı elinin tersi ile bir kenara itmektir. Dünyanın en liberal ülkelerinde dahi şeker üretimi şahısların değil, çiftçinin, işçinin ve devletin elindedir. Polonya bile geçmişte yaptığı hatalardan ders çıkarmış, özelleştirme stratejisini yeniden gözden geçirerek, özelleştirilecek olan fabrikaların işçiye ve çiftçiye satılmasını öngören kanunlar çıkarmıştır. Bizde ise Özelleştirme İdaresi akla, mantığa ve vicdana sığmayan düşüncelerle adeta cinnet iklimine girmiş ve buradan çıkamamıştır.Erzincan halkı daha önceleri yapılan Tekel, Sümerbank, Et ve Balık Kurumu özelleştirmelerinin bir benzerini daha yaşamak istememektedir. Eğer Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir hukuk devleti olduğu söyleniyorsa daha önce bu fabrikaların özelleştirilmemesine yönelik verilmiş 3 emsal karar var. Bu kararlara rağmen Özelleştirme İdaresi hukuk tanımadan kendi bildiği yolda adeta bir cellat misali kılıcını fabrikaların özelleştirildiği taktirde bir gün dahi yaşama şanslarının olmadığını duymayan kulaklara, görmeyen gözlere bir kez daha haykırıyoruz” dedi.

Fabrikasına sahip çıkmayanların Erzincan’a ihanetle eş değer olduğunu söyleyen Bulut “ Buradan sizlerin aracılığı ile özellikle Erzincan halkına, tüm sivil toplum kuruluşlarına, yazılı ve görsel basınımıza seslenmek istiyorum; Bu mesele sadece şeker sektörü çalışanlarının değil, tüm şehrin, Erzincan’ı seven yedisinden 70’ine bütün insanların meselesidir. Şu bilinmelidir ki; Fabrikasına sahip çıkmayanlar, Erzincan’a ihanetle eşdeğerdirler. Buradan Sayın Başbakan’a da seslenmek istiyorum. Sayın Başbakan’ım; Şeker sektörü çalışanları en kötü günlerinde bile ekmeği için tepki göstermedi. Dar günleri dert etmedi. Van depreminde, her tür olumsuz koşula rağmen üretimine aralıksız devam etti. Şeker fabrikalarının bulunduğu doğu ve güneydoğu Anadolu bölgelerinde terörün adından bile söz edilemez. Sektöre yıllardır işçi alınmamasına rağmen üretimi bir gün olsun aksatmadı, devleti ile didişmedi, ülkesi ve ekmeği için gecesini gündüzüne kattı. Kimse de, Şeker İş Sendikası kişisel çıkarları için özelleştirmeye karşı çıkıyor demedi, diyemedi. Çünkü biz sektör aleyhine olduğuna inandığımız tüm kararlara karşı mücadele ettik; bunun için Şeker Kurumunun kapatılması kararının, NBŞ kotalarının artırımı kararlarının iptali için davalar açtık” diye sözlerini tamamladı.
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tanoğlu: "Biz bu yola Erzincan'a hizmet...
Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı seçimleri için adaylığını açıklayan İş Adamı Ahmet...

Haberi Oku