Kültür:
Kemah Kalesinde Tarihi Çalışma Başladı

Yakup Bakar

Erzincan’a 50 kilometre uzaklıktaki Kemah ilçe merkezinin üst kısmında bulunan, dünyanın sayılı doğal kalesinden biri olma özelliğine sahip, yaklaşık 200 bin metrekarelik alana ve yaklaşık 60 metrelik yüksekliğe sahip olan Kemah kalesinde “1. Dönem Kemah Kalesi Kazısı” 26 kişilik ekip ile başladı. Kazılar, Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun onayı doğrultusunda Kültür Bakanlığı, Erzincan Valiliği ve Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü tarafından yürütülüyor.



Yeteri kadar korunamayan ve definecilerin büyük zararlar verdiği tarihi kale yapılmaya başlanılan kazı çalışmaları ile gün yüzüne çıkarılacak. Kemah kalesinin turizme kazandırılmasıyla birlikte Erzincan ve Doğu Anadolu bölgesinde tarihin önemli yüzü olması bekleniyor.

-“6 BİN YIL ÖNCESİNE AİT BİR KÜLTÜREL VARLIK ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ”-

Kemah kalesinde yapılan kazılar hakkında muhabirimize bilgiler veren Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi, Kemah Kalesi Kazı Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Yurttaş, yapılan kazı çalışması ile günümüzden yaklaşık 6 bin yıl öncesine ait bir kültürel varlığın üzerinde çalışma yapmaya başladıklarını belirterek “Bu sene Temmuz’un 1’i itibariyle Kemah kalesinde bir aylık sürecek kazı çalışmasına başladık. Kemah kalesi tarihi geçmişi ile Anadolu’nun en önemli kalelerinden birisi. Özellikle bölgede bulunan yüzey araştırmalarındaki seramik parçaları nedeniyle Kemah kalesinin geçmişi milattan önce 4 bin- 5 binlere kadar inmekte. Dolayısıyla günümüzden yaklaşık 6 bin yıl öncesine ait bir kültürel varlığın üzerinde çalışma yapacağız biz.” dedi. 



-“KALE GİRİŞ KAPILARI VE YOLUNDA ÇALIŞMALAR YAPILACAK”-

1. dönem kazılarında kale giriş kapıları ile kapı arasındaki yaklaşık 100 metrelik yolda kazı çalışması yapacaklarını ifade eden Yurttaş “Kültür Bakanlığı adına Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi bölümü olarak kazıya başladık. 1 profesör, 2 doçent, 2 araştırma görevlisi ve 21 tanede sanat tarihi ve arkeoloji bölümü öğrencisi olmak üzere 26 kişilik ekiple kazıyı sürdürüyoruz.

Kale büyük bir alanı kapladığı için kazı çalışmalarına ilk önce kalenin giriş bölümünden başlamayı düşündük. Çünkü kazılarda ortaya çıkabilecek bir kitabe parçası veya herhangi bir yazılı buluntu kalenin tarihlenme konusunda da bize büyük bir ipucu verecektir. Bu nedenle bugün mevcut olan iki giriş ve iki giriş arasındaki yaklaşık 100 metre uzunluğundaki yol boyunca kazı çalışmalarımızı başlattık ve bu bölgede çalışmalarımızı sürdürüyoruz.



İkinci etapta da kalenin girişinin yanındaki “Bey Cami” olarak kaynaklarda geçen ama bugün sadece minaresinin bir bölümü ile günümüze ulaşabilen, asıl ibadet alanının büyük bir bölümü toprak altında olan cami kısmında ikinci etapta kazı çalışmalarını yürütmeyi düşünüyoruz. Belki zamanımız elverirse bu sene birde saray kısmında sondaj çalışması yapacağız. Bu çalışma sarayın özellikle hamam bölümünde gerçekleşecek.

Önümüzdeki senelerde de bu çalışmalar elbette ki sürdürülecek. Kemah ve Erzincan bölgesine dolayısıyla Doğu Anadolu bölgesine elde edilecek buluntuların tarihi açıdan bir katkı sağlayacağını düşünüyoruz.” dedi.

-“KEMAH KALESİ’NİN ANADOLU’DA TEK BENZERİ VAR”-

Kemah kalesinin Anadolu’da tek bir benzerinin olduğunu vurgulayan Yurttaş, “Kemah kalesinin en önemli özelliği doğal bir kaya kütlesi üzerinde yer alması. Kuzey ve batı kesiminde Fırat’ın kaynağı olan Karasu geçiyor, doğusunda ise Tanasur Deresi. Kalenin doğal bir yapısı var. Yani dört bir taraftan kapılar olmasa ulaşılması son derece zor bir kaleyle karşı karşıyayız ki Anadolu’da bunun bir benzerini Hasankeyf’te görüyoruz. Hasankeyf’te Artuklu dönemi ve daha öncesine aitte yine böyle bir kütlesel kaya parçası üzerinde Hasankeyf kalesi yükselmekte. Kemah kalesi bu açıdan ona çok benziyor. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinden edindiğimiz bilgilere göre üzerinde çok sayıda evin yer aldığı ve yine o kaynakta 11 caminin bulunduğu, hamamların, sarnıçların, depoların ve mutlaka bir kale yöneticisininde ikamet ettiği bir mekanın yer aldığı kale bugün karşımızda. Yapacağımız çalışma aynı zamanda bir kentin, yaşam alanının ortaya çıkarılmasına da yönelik olacak.” dedi.

-“KEMAH KALESİ DEFİNECİLERDEN NASİBİNİ ALMIŞ BİR KÜLTÜR VARLIĞI”-

Kaleye definecilerin büyük zararlar verdiğini belirten Yurttaş “Anadolu’nun son yıllarda en büyük şansızlığı defnecilerdir. Geçmişten itibaren bu define arayıcılığı yapılmaktadır. Antik, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı dönemlerinde ve hatta günümüzde var. Define arayıcılığı kültür varlıklarına büyük ölçüde zarar veriyor. İnsanlar arasında dolaşan bazı söylentiler gerçekmiş gibi kabul edilip hemen hemen her yere kazma vuruyorlar. Dolayısıyla bugün kazıya başladığımız Kemah kalesinde de bu tür kaçak kazı çalışmalarının yapıldığını gördük. Yer yer çöküntüler, oyuntular, toprak yığıntıları ile karşı karşıya kaldık. Kemah kalesi kaçak kazılardan nasibini almış bir kültür varlığımızdır.” açıklamasında bulundu.

1 Temmuz’da başlayan kazılar 31 Temmuz’da son bulacak.
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Vali Arslantaş Off-Road Sürüşü Yaptı
15-22 Nisan tarihleri arasında kutlanan Turizm haftası etkinlikleri kapsamında Erzincan'da düzenlenen...

Haberi Oku