Sağlık:
Yaşlılık Psikolojisine Dikkat !

ve bununla birlikte yaşlılık piskolojisine girilmemesi gerektiğini vurguladı.

Son yıllarda tıbbın gelişmesi, bireyin kendine ve yaşamına daha fazla değer vermesiyle ortalama insan ömrü uzamış, dünyada nüfus ise artmıştır. 2010 yılında dünya nüfusunun yüzde 7.3'ünün 65 yaşın üstünde olacağı öngörüldüğünü vurgulayan 100.Yıl Atatürk Huzurevi Müdürü Erdoğan Eriçyel yaşlılık dönemi 65 yaş ve üzeri olarak kabul edildiğini açıkladı. Eriçyel; "Algılamada yaşlanmayla birlikte bir azalma, yaratıcı yeteneklerde bir azalma, dikkatsizlik, daha yavaş düşünme hızı görülebilir. Buna karşın yaşam deneyimleri ile birey zenginleşmiş olduğundan, iyi bir değerlendirme ve zengin konuşma dili ise kazançlarıdır. Öğrenme yeteneğindeki azalmaya, hareketlerindeki yavaşlama da eşlik edebilir. Ribot kanununa göre, yaşlılarda daha önce edinilen bilgiler sağlam kalır ve yeni öğrenilen bilgiler çabuk unutulur.

Zihinsel değişikliklere paralel olarak, kişilikte de değişiklikler oluşabilir. Yeni durumlara uyum sağlayabilme, yeni düşünceleri kabul etmede güçlük yaşayabilir. Çevreye karşı daha az ilgili, kendi bedenine ve kendine karşı daha ilgili olup, ilişkilerde daha derin ve seçici olabilirler. Yeniliklerden ürkebilirler ve eski yaşamlarını özleyerek genç nesille aralarındaki uzaklık artamaya başlayabilir" dedi

Yaşlılıkla birlikte bedende fiziksel yakınmalar da artar. Sağlıklarına aşırı önem verme, her gün bir hastalıktan söz edip, sık sık doktora başvurmalar artabilir. Ayrıca aşırı tutumluluk, kişisel eşyalarına karşı bağımlılık geliştirileceğini söyleyen Eriçyel yaşlılık bireyin geçmişini de daha sıklıkla sorguladığı bir dönem olduğunu belirterek kişi geçmişinde kendisine doyum veren bir hayat yaşamışsa, hedeflerine, isteklerine, ideallerine yaklaşabilmişse, yaşlılığı daha kolay kabullendiğini vurguladı.

Eriçyel; "Üretkenlik döneminde yapamadığı etkinliklere katılabilir. Seyahat etmek, okumak, Artık daha genişlemiş olan ailesine ve arkadaşlarına zaman ayırmak gibi, yaşamını zenginleştiren şeyler yapabilir.

Yaşlılığı kabullenme her bireyin dinamiklerine göre değişir. Maddi olarak güvencesi olması ya da az olması, ailesi ve dostları içinde sevdiği kişileri kaybetmiş olması, kendini fazlalık olarak hissetmesi, yakınlarına yük olduğunu varsayması yaşlı kişileri etkileyebilir. Huzursuz bir dönem başlayabilir ve yaşlı kişi depresyona girebilir.

YAŞLILIKTA GÖRÜLEN ORGANiK HASTALIKLAR

* Alzheimer

* Demans ( Bunama )

Yaşlılıkta Görülen Psikolojik Hastalıklar

* Depresyon

Kişi geçmiş yaşantısında ve şimdiki yaşantısında kendine ve ürettiklerine saygı duyamıyorsa depresyon başlayabilir. Geçmişteki hatalarını düzeltebilmek için ikinci bir şansı olmadığını anlar. Bazen yaşlılığı iNKAR etme ve depresyonun bedensel bir hastalık olarak (Somatizasyon) ortaya çıkması görülebilir.

* Mani

Yaşlı hastada mani bir günün bir kısmında canlı ve neşeli iken, birkaç saat sonra depresif ve bitkin hale geçişi olarak tanımlanabilir. Sık sık duygu durumları değişir, şüpheci olabilir. Bir konu üzerinde, konuya fazla girmeden konuşma biçimi olan " fikir kaçışları " görülür.

* Yaşlılarda Anksiyete Bozuklukları

Genel olarak geleceği konusunda endişe yaşamaya başlar, çaresizlik duyguları artar. Basit fobiler ve saplantılı düşünceler görülebilir.

Yaşlı insanlarda görülen bu hastalıklar psikiyatri + psikoterapi ile tedavi edilirler.

Alzheimer

Alzheimer beyinde yıkılma ve yozlaşma hastalığı olarak tanımlanmıştır. Yaşlılık öncesi ve yaşlılıkta en çok görülen bunama nedenidir.

Birey daha önce öğrendiği bilgilerini hatırlamada olsun, yeni bilgilerini hatırlamada olsun, sürekli güçlük çeker. Yeni bilgileri öğrenmede ve saklamada karışıklık çeker.

Hastanın duyu - organ işlevlerinde bozukluk görülmez ama objeleri tanımada ve tanımlamada güçlük çekmeye başlar. Tasarlama bozulur. Yaşlılık öncesi başlayan Alzheimer hızlı gelişmesine karşın yaşlılıkta başlayan Alzheimer ağır ve sinsi gelişir. Hastanın kişiler arası ilişkilerini ve toplumsal rolünü olumsuz etkileyerek, geriye dönemeyerek ilerler. Hasta ruhsal bir gerileme de yaşayarak sonunda çöküntüye gidebilir.

Bütün bunamaların ( demansların ) %60'ını Alzheimer hastalığı kapsar.

Yakın bellek ( yeni öğrenilen şeyler ve yeni yaşanan olaylar ) bozukluğu ve entellektüel işlevlerde azalma şeklindedir.

Başlangıçta işe başlamada isteksiz, hevessiz olma, ilgi duymama, günlük işleri yapmada ihmal, zevk veren uğraşılardan vazgeçme gibi belirtiler görülebilir. Gittikçe ilerleyen unutkanlık meydana gelir. Kişi aynı soruyu durmadan sorar, o soruya verilmiş olan yanıt akılda kalmaz. Kişi yeni olmuş günlük olayları anımsamazken, eski hatta çok eski olayları anımsar. Yolunu, yerini kaybeder. Uzun yolculuklara çıkamaz. Huzursuzluk ve birşeyler yapma isteğinin kaybolması çok görülür. Hastalık ilerleyince yürüme bozukluğu, idrarını kaçırma, toplumdan uzaklaşma ortaya çıkabilir. ileri safhalarda hasta yatalak olur.

Hastalığın nedeni bilinmemektedir.

Bunamalarda tedavi, ekip olarak uygulanır. Nörolog hastaya bunama tanısını koyar. Bu bunamanın iyileştirilebilecek diğer nedenlere bağlı olup olmadığı da hastane araştırmaları ile saptanır ve tedavi planı hazırlanır.

Bunama (Demans)

Bunama zihinsel işlevlerin tümünde genel bir azalma ve entellektüel gerileme halidir. Yakın bellek bozukluğu ( yeni öğrenilen şeyler ve yeni yaşanan olaylar) belirgindir. ilerleyicidir. Yaşlılıkta en sık ve en ciddi görülen hastalık grubunu oluştururlar. (Bakınız Alzheimer )

Titreme (Tremor)

Nedenleri ve riskleri

Belirli kas gruplarının sinirlerinden kaynaklanan bir problemdir. Tüm vücudu ya da vücudun belli bir bölümünü etkileyebilir. ( Örn. El titremesi )

Titremenin birincil belirti olduğu durumlar şunlardır :

1- Ailevi tremor ( Ailesel )

2- Esansiyel tremor ( Nedeni belli olmayan )

3- ilaç alımına bağlı tremor

Başka hastalıklarda ise titreme hastalığın diğer belirtilerine eşlik eder.

Belirtiler :

1- Titremeler tek başına, kendiliğinden, geçici ya da aralıklı olabilir.

2- Saniyede 6 - 10 kez meydana gelebilir.

3- Baş, eller, kollar, göz kapakları veya diğer kaslar etkilenebilir.

4- Vücudun alt kısmı genellikle etkilenmez.

5- Vücudun her iki yanı eşit şekilde etkilenmez

Titreme, istemli hareketlerle veya stresle daha çok artar, uykuda kaybolur.

Araştırma testleri, tremorun tahmin edilen nedenine göre yapılır.

Tedavi :

Eğer titreme günlük aktiviteyi çok etkilemiyorsa tedaviye gerek yoktur.

Kişinin yapısına göre çeşitli ilaçlar önerilebilir. Kafein içeren içecekler ve diğer uyarıcılardan sakınmak gereklidir.

Titreme şiddetliyse, özellikle ince motor hareketlerini etkiler ( Ör. Yazı yazmak, konuşmak gibi )

Günlük aktiviteyi etkileyen titremede, mutlaka doktora başvurulmalıdır.

Menopoz

Menopoz, bütün kadınlar için hayatlarının bir döneminde karşılaşacakları yeni bir başlangıçtır. Kısa bir süre öncesine kadar yakın arkadaşlarıyla bile konuşmaktan çekinen kadınlar, artık yaşamlarının bu önemli dönüm noktasıyla ilgili daha çok bilgi sahibi olmak istiyorlar. “Menopoz nedir ?”, “Bu dönemde beni neler bekliyor ?”, “Bu dönemi nasıl daha rahat geçirebilirim ?”, “Hormon Replasman Tedavisi nedir ?” gibi sorulara yanıt arıyorlar.

1- Menopoz hakkında genel bilgiler

a) Menopoz nedir ?

Bir kadının hayatının orta yaşlarında (sıklıkla 45 – 55 yaşları arasında) adet dönemlerinde bazı değişiklikler meydana gelebilir; adetlerin düzeni ve şiddeti değişebilir. Sonunda adetler kesilir. Kesin olarak kadının gördüğü son adet menopozu işaret eder. Bunun nedeni, yumurtalıklardan yeteri kadar östrojen salgılanımının kesilmesidir. Menopoz bazen hayat değişimi olarak ifade edilir ve kadının doğurganlık döneminden kısırlık dönemine geçişini tanımlar.

b) Menopoz neden meydana gelir ?

Her kadın doğurganlık yıllarındaki seks hormonlarının (örneğin östrojen, progesteron) yapımından sorumlu sabit sayıda yumurtalık folikülleri ile doğar. Herhangi bir zamanda tüm yumurtalık folikülleri kullanıldığında , yumurtalıklar seks hormonlarının yapımını keserler. Bu hormonların , özellikle östrojenin eksikliği durumu, menopoz ile sonuçlanır. Hormon Replasman Tedavisi, hormonal dengeyi korur.

c) Menopoz ne zaman meydana gelir ?

Menopoz zamanı kadından kadına büyük bir değişkenlik göstermekle birlikte, sıklıkla 45 – 55 yaşları arasında meydana gelir. Ortalama menopoz yaşı 51’dir.

d) Menopoz ne kadar süre devam eder ?

Menopoz yumurtalıkların östrojen yapımını kesmelerinden itibaren gerçekleşen bir hayat dönemidir. Hayat boyu devam eder. 

erzincan24.com // faruk CANBABA

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Işıkpınar Yerleşkesi Sağlık Hizmetine Başladı
Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dörtyol Yerleşkesinde (eski devlet hastanesi) hizmet...

Haberi Oku