Siyaset:
Akbaş

Saygı Değer Hemşehrilerim,

Aranızda doğmuş, büyümüş, teşkilatımızın sınıf temsilciliğinden Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcılığına kadar her kademesinde görev almış hayatı boyunca adaleti, hoş görüyü, insanlara hizmeti düstur edinmiş bir kardeşiniz olarak huzurunuzdayım.

1983’ten beri Ankara’da okumuş, hem özel sektör hem de kamu kuruluşlarında çalışmış, gazetecilikten üniversite hocalığına, müşavirlikten fakülte sekreterliğine çeşitli alanlarda yönetici ve koordinatörlük yapmış, nihayet Üzümlü belediye başkanlığı döneminde de az çok tanıdığınız bir hemşehriniz olarak şimdi de yine sizlerin ilimizin ülkemizin ve milletimizin hizmetinde bulunmak üzere milletvekilliği aday adaylığına başvurmuş bulunmaktayım. 


Bunu burada sizlerle mutlulukla, memnuniyetle, şerefle paylaşırken bundan sonraki sürecin siz kıymetli Ülküdaşlarımın değerli yöneticilerimizin ve muhterem hemşehrilerimizin destek ve teveccühü ile sonuçlanacağını ve her ne şekilde sonuçlanırsa sonuçlansın. Önce hakkımızda hayırlı olmasını sonra memleketimize ve milletimize hayırlar getirmesini Yüce Mevladan niyaz ediyor. Kısaca niye böyle bir teşebbüste bulunduğumu da arz etmek istiyorum. 

Muhterem hemşehrilerim öncelikle belirtmem gerekir ki, Erzincan ara il olmaktan kurtulup ana il durumuna gelmeli ve getirilmelidir. Ekonomide sağlıkta idare de siyasette Sivas ile Erzurum komşu illeri arasına sıkışmış bulunan ilimiz devlet imkanları açısından da bu iki il arasında gidiş geliş noktası olmuş, nerdeyse her türlü ihtiyacımız bu iki komşunun himmetine kalmış bulunmaktadır. Özellikle Ankara bürokrasisinde çok hemşehrimiz görev yapmasına rağmen bunların organize edilip ilimizin ve hemşehrilerimizin hizmetlerinde daha aktif olmalarını temin etmeliyiz. ilimizde endüstri ve sanayi yatırımı fazla olmadığından işsizlik büyük bir mesele olarak önümüzde durmaktadır. Yatırım, finansman, kredi gibi konularda ilimizin ve hemşehrilerimizin yeterli devlet desteği aldığı söylenemez. Bu konularda mutlaka yeni bir strateji ve politika geliştirmemiz gerektiği kanaatindeyim.

Yine ilimiz üniversitesine bağlı bir mühendislik fakültesi kurulması suretiyle hem inşaat hem mimarlık hem yer bilimleri ve ilimizin diğer ihtiyaçlarını karşılayacak bölümler derhal açılmalıdır. Bunun yanında tarım, hayvancılık ve diğer ticari alanların gelişmesine yönelik çalışmalar detaylı olarak yapılmalıdır.

Değerli Hemşehrilerim, 

Bütün bunlar zaman içerisinde yapılabilecek, biraz gecikse de çok zararı olmayacak hususlar. Ama hükümetin son dörtbuçuk yıllık politikalarında bazı şeyler var ki hiçbir şekilde geciktirilmemesi gereken acil önlem alınması gereken konulardır.

Bu hükümet ilk icraat olarak, Zinayı serbest bırakmış fuhuş memleketin her tarafında teşvik görür hale gelmiştir. Uyuşturucu neredeyse ilkokullarımıza kadar girmiş çocuklarımızı zehirlemektedir. Sokaklar kapkaç çetelerine terkedilmiş arsızlık, hırsızlık, ahlaksızlık her yıl katlanarak artmakta bunun yanında hükümet aciz kalmaktadır. Bunlar yetmiyormuş gibi memleketimizin her yanında, apartman altı kiliseleri ve misyonerlik faaliyetleriyle insanlarımız özellikle gençlerimiz kandırılmakta para, iş, Avrupa vaatleriyle dini inançlarını değiştirmeye zorlanmaktadır. Hükümet ise Kuran Kursu yıktırmakla, kilise onarmakla meşguldür.
Beğenmedikleri bu laik düzen ülkemizde, 80 senede 8 tane kilisenin bile açılışına izin vermezken, bunlar 4,5 sene de 1000 Kilise açtırdılar ve trilyonlarca para harcayıp bir Ermeni Kilisesini ihya ettiler. Bu da yetmedi Cenab-ı Allah’ın ayetinde bildirilen “Allah indinde geçerli tek din islam’dır.” Hükmüne rağmen yeni dinler aramaya, dinler arası diyaloglar geliştirmeye başladılar. Bu nasıl Müslümanlıktır? Bu nasıl dindarlıktır? Bu milleti daha ne kadar kandıracaksınız? Bunlar da yetmedi, Büyük Ortadoğu diye bir Proje icat etti Amerika ve israil buna göre bütün Ortadoğu devletlerinin yanı sıra Türkiye’nin de haritası değişiyor, topraklarımızın bir kısmı sözde kürdistana bir kısmı Ermenistana verilmekte ve yeni devletçikler ihdas edilmektedir.
Bizim başbakanımız da “Ben bu projenin de (BOP) eş başkanıyım.” Diye övünmekte Dışişleri Bakanımız olan zât da “Sonuna kadar bu projenin destekçisiyiz.” Diyebilmektedir. 



Heryerde açıklanmış Amerika-israil-Irak-Suriye resmi belgelerinde Türkiye’yi bölen bu projeye verdikleri destek bile bunların idamına yetecek suçlardır.
Bunlar da yetmiyor,
Kıbrıs’tan Kurtulalım,
Kerkük’e karışamayız,
Türk Cumhuriyetleriyle ne işimiz var,
Kaskaf’lar Balkan’lar kendi iç işleri, gibi korkak, bana neci ve umursamaz politikalarla başkalarının insafına terkedilmişlerdir.

Ama Lübnan Rumlarla Petrol anlaşması imzalarken biz ABD’nin emriyle oraya asker gönderebilmekteyiz ve ABD Askerlerinin güvenliğini sağlamaktayız.
Tabi nasıl olsa başbakanımız şehtilerimiz için “Kelle”, ordumuz için “Yan gelip yatma yeri” ve çocuk katili Apo için “SAYIN” diyebilmektedir. 

Çiftçimize “Ananı da al git!, Gözünüzü toprak doyursun!” Derken pancar kotaları % 100 azalmış fiyatı 120 Kuruş’tan 89 Kuruşa düşmüştür. Mazot 1300 Liradan 2300 Liraya, gübre 8 liradan 40 Liraya çıkmış. Artık yerli tohum bulunamaz olmuş, hayvancılık bitmiş yem fiyatları katlanmış, et yerinde saymakta ama insanlarımıza ithal bufalo etini reva görmektedirler.

Emekli, işçi, çiftçi, memur perişan olmuş. Dünyada eşi görülmemiş bir vahşi kapitalizmin uygulanmasıyla Türkiye’nin ekonomik açıdan küçük sermayesi esnafı yok edilmiş, orta sermaye ve esnaf küçültülmüş, büyükler ise önüne geçilmez ve ulaşılmaz biçimde büyütülerek küresel sermayenin piyonları haline getirilmiştir.

Kapanan 400 Binden fazla işyeri ve batan esnaf için başbakan “işini bilmeyenler, beceriksizler!” diye aşağılamıştır. Türkiye’nin her yerinde Ali Dibo’lar üretip, devletin, milletin parasını çarçur edip Cumhuriyetin 80 yıldaki toplam 210 Milyar Dolar borcuna karşılık bunlar 4 yılda 200 Milyar dolar borçlar rekor kırmışlardır. Ayrıca da 50 Milyar dolarlık milli servetimizi ve kuruluşlarımızı yabancılara peşkeş çektiler. Yani 4,5 sene de 250 Milyar doları uçurdular. Borsanın % 65’ini yabancı kontrolüne, TÜSiAD Üyesi iş adamlarının toplam mal varlıklarının % 52’sini AB’nin denetimine verdiler. Tabi sıcak para ve düşüncesizce satılan mal varlıklarımız finans kuruluşlarımız sayesinde kontrolü ele geçiren yabancılar, bu hükümete ne istiyorsa onu yatırıyor. ABD ve AB’ye her gün sefer düzenleyerek “Aman seçime kadar bize sahip çıkın, ekonomiyi dalgalandırmayın.” Yalvarışlarıyla koltuklarını korumaya çalışmaktadırlar. 

Barzani’den Talabani’den, PKK’dan istedikleri yardım ve destek de cabası. Medya patronlarının vergi borçlarını silerek, kimilerini tehdit ederek, kimilerini de Deniz Feneri derneğinden fonlayarak yardıma çağırsalar da kutulamayacaklar. 

Muhterem hemşehrilerim,

Söylenecek o kadar şey var ki bunları zamanı ve yeri geldikçe elbette konuşacağız. Biz bu milletin evlatları olarak, yine bu milletin destek ve tercihiyle 60 NCI HÜKÜMET MiLLiYETÇi HAREKET’i iktidara getirerek hesap gününü bekliyoruz. inşallah bunu başaracağız. 

Bütün aday adayı ağabeylerimden ve arkadaşlarımdan bütün Ülkücülerden ve bütün hemşehrilerimizden birlik ve beraberlik içinde bu seçim fırsatını iyi değerlendirip bu inanç hortumcularımızı başımızdan atmak için gayret sarfetmelerini istiyorum.

“Türkiye’de 36 tane etnik grup var”
“Milli görüş gömleğini çıkardım”
“Biz dinle ilgili bir parti değiliz”
“Ben Gürcüyüm eşim Arap” gibi bölücülük ifadelerini kullanan Başbakandan
Avrupa insan hakları mahkemesine dış işleri bakanı sıfatıyla
“Baş örtüsü kesinlikle inanç ve vicdan hürriyetiyle ilgili bir şey değil, aksine siyasal islamın simgesi ve propaganda aracıdır, bu sebeple kesinlikle yasaklanmalıdır diyen Abdullah GÜL’den
“Biz dindar bir cumhur başkanı seçeceğiz” diyerek hemreşirimiz sayın Vecdi GÖNÜL’ü sanki dinsizmiş gibi şeçtirmeyen ve devleti tehtit ederek 360 millet vekiliyle cumhurbaşkanın seçilmesini sabote eden Bülent ARINÇ’tan ve bu üçünün temsil ettiği 
Kimliksiz
Kişiliksiz
Milliyetsiz
Ruhsuz
AKP’den milletimizi ve vatanımızı kurtarmak için sandık başına Milliyetçi hareketin tek başına iktirdarı için iş başına 

Unutmayınız BOP Irak’ı ne yaptıysa bize de aynısını düşünüyorlar 

VATANI OLMAYANIN DiNi OLMAZ

ABD askeri kapıyı kırıyor,namaz kılanı da oruç tutanı da yatanı da coçuğu da affetmiyor.soyuyor,yağmalıyor,işkence yapıyor,ırzına geçiyor.öldürüyor. onlara destek olan bu hükümetten kurtuluş sizin elinizde .

HERŞEY SiZE BAĞLI yolunuz açık gazanız mübarek olsun. ALLAHA emanet olunuz.

60.HÜKÜMET Mi
LLiYETÇi HAREKET

NE MUTLU TÜRKÜM Di
YENE
iHSAN AKBAŞ
MHP MiLLETVEKiLi ADAY ADAYI


erzincan24.com // Yakup BAKAR
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Rekor Kıran Son Başbakan Binali Yıldırım...
Türkiye Cumhuriyeti'nin son Başbakanı olarak Tarihe geçen Başbakan Binali Yıldırım için hazırlanan...

Haberi Oku